23 Mayıs 2012 Çarşamba

Üzücü

Eğitim sisteminin neden bu halde olduğu belli. Bu içeriği paylaşıp paylaşmama konusunda çok düşündüm. Lakin bazı şeylerin değişmesi için paylaşmaya karar verdim. Aslında yazacak çok şey var ama en önemlisi şu:

Hayattan beklentin güzel bir evlilik yapıp mutlu olmaktı değil mi?
Bunun koşullarını araba ve maddiyat ile ilişkilendirmen ne hoş olmuş.
Umarım anlatabildim saygıdeğer öğretmen?

308 apaçi de favorilerine eklemiş, boş beleş insanlarsınız, çok net.


95 yorum:

  1. "ben satılığım" yazsaydı yeterliydi

    YanıtlaSil
  2. para ve araba varsa her şeye ve herkese varım demek istiyor yani... ama evlenmemiş istemesini takdir ettim, aferin gururlu kızmış.

    YanıtlaSil
  3. 308 kişinin favorisi diyor la...
    nasıl yani, 308 kişiyi memnun mu etmiş nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 308 kişi bunu favorilerine almış, yani arabam var param var benim ol diyen eğitimli apaçiler, mahmutlar.

      Sil
  4. 50 liraya el sıkışılır diyorum ben.

    YanıtlaSil
  5. Hahaha, kıza bak ya, fiziği ve eğitimi fark etmezmiş, maddi durumu iyi olsunmuş. Nasıl olmuş da evlenmemiş istemiş, şaşırdım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evlenip boşanmayı acizlik olarak görüyor o yüzden.

      Sil
    2. Bence evlenmemiş istemesi hikaye. Aradığı zengin (bunun ölçüsü neyse artık) ve arabalı birini bulursa, isterse 50 kere evlenmiş olsun üzerine atlar.

      Sil
    3. @11:31 tek kriteri maddiyat olan bir kişinin "evlenmemiş olsun" şartı seçeneklerini azaltır, o yüzden ben de şaşırdım işte. Mesela zengin kadınla evlenmek isteyen adamlar dul da olsa olur der, sınırlamazlar kendilerini.

      Sil
    4. OptimusPrime; sıkça alışveriş yaptığı, avm'lerin beyin uyuşturucu etkisine maruz kalındığından ve -"kitapla aram yoktur diyemeyenlerin kaçamak cevabı"- bazen kitap okuduğu için, kendisinden tutarlı şartlar beklemek ne kadar mantıklı ve üzerinde düşünmeye değer? :)

      Sil
    5. @maestro_ haklısın ama ben yine de böyle bir şart koşup da seçeneklerini daraltmasına şaşırdım.

      Sil
    6. "Zenci Çinli olmasın" deseydi bile şaşırmayacaktım.

      Sil
  6. aslında çok yadırganacak bişey yok. kadınlarda belli bi yaşdan sonra; 'bu saatten sonra aşık olamayacağıma göre, mantık evliliği yaparım düşüncesinin' dışa vurumu bunlar. mantık evliliği de bildiğiniz üzere maddiyata dayalı gelişir. kadınların yaş ilerleyince tercihleri bu yönde gelişiyor. hoş değil ama toplum gerçekleri. yani beyler çıtırken elde edemediğiniz kızları, yaş geçiyor sendromuna yakalandıklarında elde etme olasılığınız çok yüksek. denedim yüzde yüz çalışıyor. ahahaha.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yadırgamalı aslında, ne kadar yadırganırsa ne kadar karşı çıkılırsa bu türlerin soyu tükenir. erkeğin sırtına binip, tüm mal varlığını ve parasını tüketen kenelerden başka türlü kurtulmamız mümkün değil diye düşünüyorum

      Sil
    2. Ne kadar yadırgarsan yadırga, kadının cinselliğinin erkeğe vermesi mantığına sahip kadın ve erkekler var olduğu sürece, birileri cinselliğini zenginliğe satacak, birileri de parasıyla kadının cinselliğini alacak.

      Zengin kadınla evlenmek isteyen erkekler genelde genç erkekler oluyor, adam biliyor ki yaşlı ve zengin bir kadın onun gençliğine para verir, o hesap. Bu örnekteki kız da cinselliğini satacak.

      Satabileceği ne varsa onu satıyor insanlar işte.

      Sil
    3. ''İnsanlar..
      Önlerine bakarken güneşi göremeyenler!
      Özgürce küfredenler ve duasında bile hür olmayanlar. Sımsıkı yakalananlar ve "bırakılanlar"...

      Kelimelerden isyan şatoları kuranlar ve dili dönüp herhangi bir sevgi cümlesi kuramayanlar.
      Haksız yere aşağılananlar ve hak etmeden rağbet görenler.
      Sonra sen... Suda kırılan ışık. (belki) Bir boyut yanılsaması.
      Arasıra dur, sus! Tabiatı dinle ki yapıyorsun bunu. Ölü müsün diri mi bir bak?
      Dışarıdan bakıldığında görülmez bir dirençle, korkunç bir vakarla karşılıyor gibisin en tahammülsüz durumları. "Kol kırılmış yen içinde kalmış" sanki.
      Ayaküstü sorguya çekilirsin / (ah insanlar)!
      Her insan bir yargıç, her mekan bir mapushane, her bakış bir duruşma. Bir türlü bitmez cezan. Ne sen tetik çekmişsin, ne de ölen var oysa.

      Belki de "oluşun" sırrı burada? Sabır?!! Ama sabır ne kadar zor değil mi? Bir bıçak yarasına gülümsemek gibi bir şey. Sen ermiş değilsin ki. İşte bütün felaket buradan doğuyor. Oluşa boyun eğmelisin belki de... Başka yolu yok bunun. Çekilen acılardan mistik bir gurur payı çıkarmak. Sana bana düşen bu işte.
      Bir şey beklemek!
      Bitmemek...

      Unutma; insan yalnızken hürdür ancak. Rol yapmak sıkıntısından kurtulduğu an. Aşk, sevgi, insan... Arzular bizi azaltıyor, dar bir mekana hapsediyor.

      Bir iş, bir eş; mutluluğun iki şartı.
      Bir iş bir eş; tükendi insan.
      Artık ömür boyu bu kısır döngüde takılıp kalacak.''

      insanı en iyi anlatan satırlar yukarıda. ben bu kezbanları tasvip etmiyorum. herkes kadar yadırgıyorum. farkındalık oluşturarak belki gereksiz rağbet görmelerini engelleriz. ama şöyle bi gerçek var hayatta; erkek 'güzel' ister, kadın 'paralı'... nedeni ciddi bi sosyal konu. ama alt metninde bu isteğin ben yaşayamadım çocuklarım yaşasın yatar. yani kendi ebeveynlerinin şahsına oluşturamadığını, eş seçimiyle çocukları için oluşturacağını düşünür. döngüsünü kıracaktır aklı sıra.

      eğitimli, çalışan bi kadın olduğu halde direkt en zenginine göz diken hazırcı kezbanlar çok tiksinç. eğitimlisin, okumuşsun, imkanların var ne bileyim beynine baksana adamın donanımına baksana. yok sadece parasına bakıyor. diğer varoş, eğitimsiz kezbanlar ise bilinçsiz kezban işte.

      ama şöyle bi geçek var. kadını bu hale biraz toplum değerleri getirdi. yeşilçam filmlerinde dayatılan zengin erkek fakir kız aşkları. bu aşkla kötü kaderini yenen kadınlar çoğaltılabilir. kadını bu kadar edilgen kılan yıllar öncesine dayanan temeller. bi de tabi eğitimsizlik. erkeklerin eğitim oranı kadınlara nazaran daha üst noktada. çünkü ezelden beri erkeğe çalışmanın zorunluluğu dayatılmışken, kadına atfedilen görev ev kadını olmak, çocuk yetiştirmek olmuş. peki toplum tarafından bu şekilde işlenen kadınların bu tablodakilerden daha farklı olmasını beklemek biraz hayalcilik olmuyor mu?

      Sil
    4. @12:14 güzel yazmışsın. "Bir kezban masalı" başlığında senin bu yazdıklarına benzer yorumlarım var, vaktin olursa oku. Fikirlerini almak isterim.

      Sil
    5. 12:14 yazın gerçekten güzel olmuş. evet erkek çalışmak, eve ekmek götürmek zorunda ama artık tek maaş yetmiyor. kapitalizm dediğimiz canavar dişlerini boynumuza geçirmiş kanımızı emerken tabii ki de kadının maddi anlamda eve katkıda bulunmasını isteyeceğiz. fakat onlarda bu ''kocam bana baksın'' anlayışı oldukça daha çoooook aşağılanırlar kezban diye. yani senin dediğin o ''zengin erkek - fakir kız'' aşkları yeşilçam'da kaldı ve bitti. artık erkekler saatlerce çalışıp kazandıkları parayı evde oturup göt büyüten bir kadının çatır çatır yemesini istemiyor.

      Sil
    6. siz de burada gerilla sosyoloji-edebiyat-felsefe kulübü kurmuşsunuz toplayın tezgahları zabıta geliyor. klişe klişe laflar, "kapitalizm denen canavar" "toplum değerleri" fikir almak istermiş. allah allah

      Sil
    7. @optimus; genel olarak sitedeki yorumları okuyorum zaten. dün '13:59' da sana istinaden de bi yorumda bulunmuştum. orda da genel düşüncelerimi yazmıştım. düşüncelerimde seninle ayrışmıyorum o ayrı konu. lakin ben toplumun değişeceği-gelişeceği noktada kadına büyük pay düştüğü inancını taşıyorum. zira bir çocuk yetişir, dünya değişir. bu bi gerçek. çocuğa esas şekli, özgüveni ve kişiliği anne aşılar. bu yüzden ne kadar doğru kadın, eğitimli, bilinçli kadın olursak o kadar düzgün bi toplum olma yolunda ilerleriz diye düşünüyorum. ve ben büyük bi olgunlukla şunu da kabul ediyorum ki; kezban enflasyonu apaçi enflasyonundan daha üst seviyede. ama şu da bi gerçek ki; basit yollardan kolay yaşamaya tapan bi nesil olduk. erkeği, kızı bu yönde ilerliyor. yani durumun vahameti tek yönlü değil elbette. içinden çıkılacak mevzular değil bunlar. hepsi birbiriyle paralel bi sürü sorun mevcut bu tablolarda.

      @uyutulamayan; çok haklısın. zaten asıl mevzu bu bilinci oturtabilmekte. birlikte bişeyler yapılabileceğinin inancını taşıyan bireyler olabilmekte. içsel olarak bunu istediğini savunan erkekler bile konu seçimlere gelince en güzel ama en kezbanına sahip olmaktan gocunmuyor nedense. görüyoruz, şahit oluyoruz, ve okuyoruz. bunun sebebi de, param varsa tüm imkanlar benimdir temalı olsa gerek.

      özet geçecek olursam. paranın olduğu yerde geri kalan herşey teferüattır. para tüm kapıları açar dostlar kabul edelim ya da etmeyelim. bu tüm insanlık için geçerli bi durum.

      hem siz değil misiniz para ile vajina satın olup milli olan. e daha ne! kadına parayla satmayı da siz aşılamadınız mı? :) o yüzden faydası yoktur gözlerdeki yaşın, oynamadan önce iyi düşün taşın demişler. iyi demişler. çarpık sisteme bireysel olarak kafa tutabilirseniz, düzelmeye doğru yöneliriz. bunu başarabilenlerden olmak umuduyla.

      Sil
    8. @14:05 Baktın sarmıyor, okuma. Bak ne eğlenceli mesajlar da var, kim engel oluyor onları okumana? ben eğlencelisini de okuyorum böylelerinide.

      Sil
    9. 14:05 millet sana mı soracak ne konuşacağını 50 tane makara yorum var 2 tane ciddi yorum mu battı. okuma lan. okuyan okuyor işte. kim ne okumak isterse okur. senin sevdiklerini mi yazacak millet illa

      Sil
    10. @14:15 neden beğenmedin yazımı sanki ben nasıl derin hislerimi duygularımı hislerimi koydum emeğimi verdim o yazıya sanatım o benim ben duygusal kırılganım o kadar yazdım bir beğeneydin ya :'(

      Sil
    11. @14:36 Apaçiyi tarif eder misin? Ona göre bir şey soracağım da.

      Sil
    12. @optimus; böyle ciddi yazınca arkadaşlar geriliyor. :) aslında yeri burası değil ama kimseyi hedef almadan irdelemekte sakınca görmediğim için yazdım. Soruna cevap vereyim.

      Cahil ve eğitimli apaçi diye iki grup var.

      Kamil ya da kezban denilince; herkesin kafasında belli başlı tanımlar uyanıyor zaten, Genel yargılarım şunlar; Giyinişiyle, imajıyla, dinledikleriyle, seçimleriyle, tavırlarıyla, konuşmalarıyla, hayata bakışıyla daha doğrusu belli bi hayat görüşü olamayışıyla, arabesk yaşam tarzını hayat biçimi bellemesiyle, varoş olmanın ve belli bi alt kültüre sahip olmanın kaderiymiş gibi algılayıp kendini değiştirmek- geliştirmek için bi çaba sarf etmemesiyle, ezik edebiyatını hayat biçimi edinmeleriyle kendilerini ele verirler. Bu kesim cahil ve eğitimsiz olduğu için böyle bi duruş sergiler, bu grup üzünülesi ama bişey beklenmeyen grup. zira adam ortaokulu bitirip ailesi tarafından tornacı olmak üzere yahut tekstilde makinacı olmak üzere işe sokuluyor, sorumluluk yükleniyor omuzlarına. O işyerlerinde küçük Emrah, müslüm gürses, ibo, bergen dinleyerek hayatın ne kadar da boktan olduğunu düşüncesine inanıyor. Sonra Polat alemdar gibi erkekliğin kitabını ağır ağabeylikten geçere inanıyor. Şimdi bu adamdan daha farklı davranmasını beklemek hayalcilik olur. O yüzden bu apaçilere kızsam da Türkiye şartlarında bu bi sistem sorunudur. Yani gelişmemiş ülkelerin en büyük sorununun vardığı sonuç.

      Ha bi de ne verirsen ver almayan kesim var. İmkânları olan eğitilmiş ama öğrenememiş kamiller.
      Bakıyorsun üniversite okumuş, ama ot. Yani sadece alanında inekleyerek okul bitirmiş. Üniversitelerin sadece meslek sahibi yaptığı sanrısına kapılmış. Oysaki üniversiteler topluma kültürlü bireyler yetiştirme yuvasıdır. Her alanda donanımlı, birikimli, kültürel anlamda hayata hazır bireyler yetiştirmelidir görüşündeyim. İşte üniversite eğitimine bu bakışla yaklaşmayan kişiler de kanaatimce cahil eğitimli olmaktan kurtulamayacaklar.

      Bana göre; kitap okumayan, gündemi takip etmeyen, bi siyasi görüşü olmayan, tarih, felsefe, sanat, bilim gibi hayatı anlamlı kılan kültürel alanlara ilgisi olmayan kadın erkek kâmildir, kezbandır. Bunun yanı sıra eğitimli cahil kalmakta ısrarcı olmakda kezbanlık ve kamillik derecesinde konumlandırır kişileri.

      Kötü bi nesil peydah oldu evet. Ama bunun tek sorumluluğu kişilerin kendi seçimleri değil. Şartların buna müsaade etmeyişi.

      Apaçileri kezbanlardan ayıran tek özellik. Kadın parası yemenin erkeğe yakışmayacağı görüşünde birleşmeleri. Kadın ise erkek parası yemekten imtina etmeyen bi varlık. Zira çok eski çağlardan beri korunacak, kollanacak, güvende hissettirilecek güçsüz varlık gibi lanse edildi, işlendi. Bu yüzden imtina etmiyor.

      Çok uzattım. Yani böyleyken böyle. :)

      Sil
    13. @10:29 Uzatmamışsın, güzel anlatmışsın. Sağ ol. Gerilenleri salla, burada yazılanlar sadece blog sahibini ilgilendirir, blog sahibi de benim burada ne konuştuğumu biliyor, istediğin kadar yazabilirsin dedi. Ayrıca biz bir köşede biraz daha uzun yorumlar yapıyoruz diye kimsenin 2 satırlık geyiğine mani olmuyoruz :). Kimse zorla uzun yorum yazmıyor burda, dileyen yazıyor, hoşuna gitmeyen baktı ki yazı uzun ve sırf kezbanları ele alan alaycı bir yazı, okumasın, bu şansı var, değil mi? :)

      Bir Kezban Masalı başlığında 24 Mayıs 09:46-09:47'de yazdığım yorumları okuyabilir misin bir zahmet?(o başlığın son 2 yorumu). Çünkü orada başka birine kamil'leri ve kezban'ları anlattım, kendi anladığımı. Senin yorumun daha detaylı olmuş tabii. Ama benim yorumumu da okumanı isterim.

      Sil
    14. @optimus okudum. Sen kezban ve kamil’in cinselliğe, tabulara ve toplum normlarına, gelenekselliğe, dini dogmalara, ilişkilerdeki tutumlara olan bakış açılarını irdelemişsin. Elbette ki mantıklı, doğru yaklaşımlar.

      Ben zaten dün de şunu belirttim. Toplumlarda kadın satın alınabilir ve satılabilir bi meta olduğu için (genelev kültürü) kadın vajinasını kendi algısında çok değerli addediyor. Satın alarak çok kıymetli hazine olduğuna inandırdılar çünkü. Hiç bi meziyeti olmadan en iyisini hak ettikleri inancıda buradan kaynaklı sanırım. Zaten mücevvehere sahip olduğu sanrısında. Ne diyorduk, çünkü böyle aşıladılar. Kadını cinsel obje görmek, kadının bedenini metalaştırmak, reklam unsuru yapmak vsy. vsy. Bi sürü neden sayabilirim.

      Kısa kesicem; dün de başka yazımda demiştim. Bu tabloların ana temasından bi çok sorun çıkar. Zira bu aniden gelişmiş bi süreç değil.

      Kendimi tekrar etmek istemiyorum, sabaha kadar sebeb-sonuç döngüsünde bi çok konuya değinebilirim. Ama burada gerek yok.

      sevgiler

      Sil
    15. @17:10 Okumuş olduğun için teşekkür ederim. İşin o kısmına yoğunlaştım çünkü kezbana vajinasını değerli hissettiren o mantalite. Daha önce de dediğim gibi, adamın biri gelmiş burda en iyisi dost hayatı diyor, kendi kız kardeşinin dost hayatı yaşamasına izin vermiyor. Bu blog'ta Kezban'ların yerden yere vurulduğu gibi Kamil'lerin de vurulması gerek. Çünkü bu blog'ta normal erkek kadar Kamil'ler de var. Ha direkt postta olmaz, saygı duyarım ama yorum kısmında konuşulabilir. Konuşmak, dahil olmak isteyen yazar yorumunu. Geyik yapmak isteyen geyiğini de yapar. Sen sanırım bu konuların sözlüklerde ve forumlarda konuşulduğunu ve benim yaptığımın kendimi tekrar olduğunu söylemiştin. Bu mantıkla bakarsak, bu site de komik o zaman çünkü kezban muhabbeti de sözlüklerde ve forumlarda konuşuluyor. Bir de benim sözlük hesabım falan yok, o yüzden buradan yazıyorum. Vakit geçiyor, eğleniyorum.

      Dediğin gibi bunlar uzun ve detaylı konular ama bu sitenin amacı ne? İnsanları Kezban'lar hakkında uyarmak, Kezban'larla dalga geçmek ve onlara dışlandıklarını göstermek. Eğer konu derin, konuş konuş bitmez, böyle gelmiş böyle gider mantığında davransaydı blog sahibi, bu blog'u açmazdı. Aynı şekilde ben de Kamil'lerle dalga geçmek istiyorum işte ve çok eğleniyorum.

      Sil
    16. @optimus; evet bi hemcinsin olarak seni yadırgadığımı, kendini tekrara girdiğini, komik bulduğumu söylemiştim. sen de gayet aklı başında cevap vermiştin.

      siteyi üç- dört gündür takip ediyorum. ve yorumlar bu kadar yoğunlaşmadan önce her yorumun altında senin herkese 'apaçi, mahmut' türevindeki sataşmalarını gördüğüm için seni ciddiye almamıştım. itici ve yadırganası bulmuştum. aslında doğru şeyler söyleyip, kişiselleştirerek ilerlediğin için tepki topladın. yoksa burası kimsenin malı değil, istediğin gibi irdelersin konuşmak isteyenlerle bunda hem fikiriz. :)

      senin bi çok düşüncene katılıyorum. benim düşüncelerimde ortada zaten. bu konu çok derin evet, konuş konuş bitmez gerçekten.

      eğlendiğinin farkındayım. eğitici, öğretici, farkındalık oluşturan mevzular bunlar. konuşmak elbetteki yararlı. ben okuyucu pozisyonunda olucam, dahil olmak istersem yazarım.
      devrim rumuzuyla.

      Sil
    17. @22:58 İlk girdiğim gün komik bulduğum yorumların sahiplerine "apaçi, mahmut vs" yazdım. Nedeni şuydu. İlk fotoğraflara bakıyordum, gülüyordum falan. Sonra yorumları okuyayım dedim. Fotoğraftaki kızın imla hatalarıyla dalga geçenler ve bunu yapan kişilerin içler acısı hataları. Çüş dedim, tencere dibin kara seninki benden kara hesabı. Adam kendi hatalarını görmüyor, fotoğraftaki kızla dalga geçiyor aklınca. Kezban eleştirilir de eleştirenlerin arasında Kamil'lerin de bulunması biraz kışkırttı beni. O yüzdendi o hallerim.

      Yani en az Kezban kadar itici ve dışlanması gereken bir canlının, kendi türdaşı olan Kezban üzerinden egosunu şişirmesi trajikomik geldi. Neyse, o haller o gün bitti tabii. Kamil'lerin de bu blog'ta olduğunu biliyorum. Bu blog Kezban'ların asabını bozacak, benim yorumlarım da Kamil'lerin :).

      Kamil olmayan zaten yapar geyiğini, sohbetini, çeker gider.

      Sil
    18. @optimus; yorumların ister istemez sitenin dinamiğini yükseltti bu bi gerçek. kezban'ın alaya alınacağı yerde kamil'in de konuşulması, bununda ötesinde tüm bu içler acısı tablolara neden olan faktörlerin incelenmesi başta gereksiz gibi görünsede aslında bence de tam yeri. zira örnekler ve beklentiler üzerinden inceleyip, irdelenilebilir. bu yüzden yaptığın yanlış değil. ama aşırı ve tekrarcı olursan ciddiye alınmazsın görüşündeyim.

      ben burda çok fazla kamil olduğu inancını taşımıyorum. olsa olsa bazı düşüncelerinde toplum normlarının dışına çıkamayanlar mevcuttur vsy. ama hangimiz mükemmeliz ki zaten? insanın olduğu yerde hata ve eksiklik mevcuttur bu normal. :)

      iyi geceler.

      Sil
    19. @14:36 "Hem siz değil misiniz para ile vajina satın olup milli olan. e daha ne! kadına parayla satmayı da siz aşılamadınız mı? :) o yüzden faydası yoktur gözlerdeki yaşın, oynamadan önce iyi düşün taşın demişler." demiş ve güzel söylemiş. Ben de şunu düşünüyorum ve görüyorum da aynı zamanda: Parası olan adam zaten gidip alıyor Rusu 1 saat... napacak bizim kezbanı? Ben de paramı harcamıyorum. Yazın tatile Antalyaya gidiyorum. Dahe efektif oluyor. :)))

      Sil
    20. @12:47 o cümleleri yazan devrim kişisi olarak cevaplandırayım o zaman.

      herkes er geç aile kurmak ve düzenli hayat ister. insanın doğasında yalnızlık olsa da, yalnız yaşamak yok. insana ve toplumsal yaşama ihtiyaç duyuyoruz kodlarımız böyle. hal böyleyken hepinizin kaderi bi türk kızı. ha kezban olmayanı bulmanız, tek dileğimiz olur sizin için. zira satılık vajinayla değirmen dönmez sanırım o açıdan. :)

      Sil
    21. @robin erkek kezban çıktı bu amk

      Sil
    22. @Robin Loxley. Kezban kişi zaten senin vereceğin 50 kağıda da sana da bayılmıyor. Kezban kişi zarını korur ve karısında zar arayan parası olan adamla evlenmek ister. Ve evlenir de, buradaki erkeklerin burun kıvırmalarına bakma. Karım illa ki bakire olsun diyen mahmutlar evleniyor bu kızlarla.

      Sil
    23. @18:05 gerçekleri duymak hoşunuza gitmiyor değil mi? kabul edin ya da etmeyin bunlar gerçekler. son cümleme istinaden erkek kezban dedin sanırım. son cümlemden, biraz düşünme yeteneğini kullansaydın nereye varacağımı anlardın. ama madem hazırcılık var serde açalım. insan sevgiyle çalışan bi mekanizma. genelde sevgisiz, yalnız, amaçsız olan kişiler kendini toplumdan soyutlamış ve depresif tipli insanlardır. yani satın aldığınız rusla bi saat sevişirsiniz, ama bi kadına sarılıp yatabilmenin sevgiyle sevişmenin ne olduğundan yoksun yaşamaya devam edersiniz. bu yüzden son cümlem ilk genel düşüncemi destekliyor. erkek değilim adsız kahraman ama kezban da değilim.

      devrim

      Sil
  7. parası arabası olan adamın 1 gram beyni varsa, zaten bu dingilin kendisiyle parası ve arabası için evlendiğini bilir. böyle bir evlilikte, sevgi-saygı-sadakat gibi minimum olması gereken insani değerler yaşanabilir mi? Yaşanmazsa sen niye evleniyorsun? Tek derdin paraysa, evliliğini o iğrenç amacınla kirletme de "o..." ol daha şerefli olursun .

    YanıtlaSil
  8. yaşa dikkat :) ulan biriniz de 27 olun ya da 32 filan olun. bu durumda olan tüm kadınlar neden 29 yaşında?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kadınlarda 30 yaşına doğru evde kalma korkusu baş gösteriyor ve o zamana kadar yüzüne bakmadıkları efendi adamları kafalayıp geri kalan yıllarını garantiye almak istiyorlar. ''ben evde oturayım, kocam bana baksın'' anlayışı yani. üstelik bu anlayış sadece varoşlarda değil istanbul'un en lüks semtlerinde bile mevcut.

      Sil
  9. öğretmen ve kitap okumak bazen. meali 6 ayda bir kitabın ilk bölümünü. mükemmel bir kombo olmuş. senin bir şeyler öğrettiğini sandığın çocuklara, ailelerine yazık. sanırım bunun gibiler artık öğretmenlerin çoğunluğunu oluşturuyor. sonra öss de sınava girenlerin %66 fen den sıfır çekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. türkiyede kaç üniversite mezunu kitap okuyor aq

      Sil
    2. 40 kişilik sınıfımda tek kitap okuyan bendi 4 yıl boyunca sen neden bahsediyorsun.

      -yusuf-

      Sil
    3. aynen ya. mühendislik fakültesinde okudum, 3-5 kişi dışında kimse kitap mitap okumuyordu.

      Sil
    4. buradaki sorun öğretmen olmasına rağmen kitap okumaması yoksa mühendisin, doktorun işini yapması için kitap okumasına 1. dereceden gerek yok. öğretmenlerin sürekli kendini geliştirmesi lazım. yoksa hocalar öğrencilerin bazı konularda özellikle kendi branşı dışında geride kalıyor. öğrencilerin hocalara saygısı eriyor

      Sil
    5. ben öğretmenim bizim fakültede de kimse kitap okumuyordu

      Sil
  10. her kadın, hangi çağ yaşanıyorsa, yaşanılan çağda kadına iyi bir yaşam imkanı sunabilen erkeği bulup çiftleşecek, ve genlerini gelecek nesle taşıyacaktır. yani kadın alfa erkeği arıyor. bu şimdi de böyle, yüzyıllar öncesinde de böyleydi, gelecekte de böyle olacak. ama bir adamla sırf parası için evlenmek isteyen kadının, parazitten farkı yoktur. ortak sermayeye bir katkı sağlamadığı sürece, o kadın parazit olarak kalıp kocası olan erkekten beslenecektir.

    benim merak ettiğim nokta; 'maddi durumu iyi olmalı' derken tam olarak neyi kastetmeye çalışıyor? belirli bir zaman dilimi içerisinde (mesela bir aylık bir sürçte) kazandığı maddi gelirden mi bahsediyor acaba? eğer öyleyse aslında haklı sayılabilir. çünkü kendisi çalışan bir kadın ve evleneceği erkeğin de çalışan ve en az kendi geliri kadar geliri olmasını istemesi bu kadının hakkı. yok eğer zengin olan, evi, arabası olan bir erkeği kastediyorsa o kadın kezbandır. bu kadınla evlenecek olan adam da optimus prime'ın dediği gibi kazımdır, mahmuttur. yine bir şekilde davul dengi dengine çalacak işte.

    YanıtlaSil
  11. içimden bir ses "şakirts will be back" diyor, yapıştılar mı bırakmazlar valla. kabus gibiler.

    YanıtlaSil
  12. bence şakirt görünümlü provakif will be back

    YanıtlaSil
  13. yav ben demedim mi bu şakirtler (bir kişi bile olsa) bir kere bulaştı mı asla o ortamı bırakmazlar diye.. al işte yine konu pört oldu. valla kolay gelsin admin, işin zor.

    YanıtlaSil
  14. bari araba markası da verseymiş bmv,volva tercihimdi diye.

    YanıtlaSil
  15. bir tane milleti dinden soğutacak yarım akıllı gelmiş fetva veriyor gelmiş burda zengin koca arayan aşuftelerin neyini savunup dine uydurmaya uğraşıyorsun (yarım imam dinden, yarım doktor candan diye boşa dememişler) bir tane kezban olduğundan haberi olmayan light kezban nutuk atıyor apaçi apaçi diye kafa sikiyor. Burası geyiine açılmış bi yer niye her şeye olduğundan fazla anlam yükleme derdinseniz komplekslerinizi, egonuzu gidin başka yerde tatmin edin.

    Buraya ben şahsen bu samimiyetsiz kadınlara dalga için geliyorum sizin samimiyetsiz muhabbetiniz milleti tiksindiriyor farkında değilsiniz. Hele şu optimus evde mi kalmış nedir bütün gün burda ne iş anlamadım

    -yusuf-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yusuf, sen niye bu kadar kazımsın ya hu? Kezban Hunter sorun etmiyor da sana ne oluyor? Sen niye kendince yırtınıyorsun? Ayrıca kime apaçi dedim ben dün ya da bugün? İlk gün dedim, evet ama izahatını yaptım. Ama dediklerim senin canını acıtıyor ki sürekli 2 gündür bana sataşmadan gidemiyorsun :D. Kezbansam da kezbanım, kazım. Kezbanın tanımını yap bana? Eğer geyik ortamında bir şeyler yazmak kezbanlıksa, kezbanım, sana ne? Ayrıca bunları konuşurken eğlendiğimi daha önce de belirttim, hala idrak edemedin :D.

      Evde kalmak vs senin gibi basitlerin terimleridir. Bende öyle bir durum yok, kazımcım :).

      Dünden beri aklın sıra bir sürü şey yazdın benim için. İstediğin kadar yırtın, Kezban Hunter yazma demediği sürece ben burdayım. Her gün hakkımda paragraflar yaz, e mi kompleksli kazım? :D. Nerede ne kadar süre harcayacağımı da senin gibi bir canlı belirleyemez :D.

      Sil
    2. dinin ve şakirtlerin ne olduğunu biliyoruz panpa. şakirtlerin soğutmasına gerek yok, din aynen anlattıkları gibi ve rezalet. bir şakirt bir yere yapıştımı da gitmez. gelecek onlar geri

      Sil
  16. Kezban Hunter, benden nefret edenlerin aynı kişi olduğunu düşünüyorum ama sonuçta yapıştı biri. Sohbetimin ne üzerinden olduğunu yorumlarımı okuduysan görmüşsündür. Benim gibi birine burda ihtiyaç yok dersen yazmayacağım daha. Cevaplarsan sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. OptimusPrime, istediğin kadar yazabilirsin.

      Sil
    2. hunter, biraz geç cevaplasaydın optimus'tan şu yazıyı görecektin.

      Nyse msglsn glba bn ytyrm ii gclr...

      Sil
    3. @19:06 3 hafta aç kalma pahasına gidip markalı tişört aldın, midene gıda girmedi, o yüzden bu hallerin. Sana yemek ısmarlayayım :D.

      Sil
    4. mideye gıda girmesi. evet.

      Sil
    5. @00:00 Mideye gıda girmesi cümlesinde bir sorun yok, boşuna kasma. Azıcık tıp bilgin olsaydı bu şekilde kullanımdan haberin olurdu, bugün de bir şey öğrendin ;). Evet.

      Sil
  17. bızımle deılsın

    YanıtlaSil
  18. en az 3 çocuk politikasının sonuçları...

    YanıtlaSil
  19. Arabası olan,eğitimi pek farketmez demiş.Kendisi peksayın eğitimci! kezban.Ben ne andavalları eğittim sizi de eğitirim yeterki sen paradan haber ver demeye mi getiriyor acaba?

    YanıtlaSil
  20. koltuktan kendi çabasıyla çanta yapmış hanım kızımız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şahane detay yakalamışsın ha :D.

      Sil
    2. harbiden nası yapmış o onu??? :D

      Sil
  21. Öğretmen kezbanımız işinde sürekli çocuklarla bir aradayken özel hayatında da herzaman arkadaşlarıyla ve ailesiyle...
    Eh ben de cahil, sığ bir kezban olsaydım kendimle başbaşa kalmak istemezdim...

    YanıtlaSil
  22. siteye bir gün girmedim, seviye göklere çıkmış, iki-üç güne örneklere psikoanalize başlarız.

    Bence mükemmel olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sarkastizm bu değil mi? burası felsefe psikoanaliz sosyoloji konuşulacak yer mi sahiden hem de hiç bir düşünür ya da uzman ya da akıma referans vermeden kapitaliz denen canavar filan gibi beylik laflarla yo yoooooooooooooo

      Sil
    2. Arkadaşlar, bırakın çeşit olsun ya. Amma laf eden oldu :D. Geyik yapmak isteyen geyik yapsın, ciddi yorum yapmak isteyen ciddi yorum yapsın. Dilediğinizi okuyun.

      Sil
    3. bak ciddi konuşma şöyle olur; bu kezbanlar freudun belirlediği üç temel kişilik basamağının çoğu medeni insanın aksine sadece en alt ve en üst kişilik yani id ve superego'ya sahipler çünkü daha aşağı entellektüel birikime ve medeniyet normlarına sahipler mesela senin ego'nla davranmana sebep olan etkileşim unsurları onların sosyokültürel gelişimi esnasında eksik kalmış, bunun tabi sosyoekonomik bazı sebepleri de var bu kadar para ve korunma kollanma merakı yaşadıkları zorlukları gösterir ama bunu bu kadar rahat söyleyebilmelerinin sebebi bastırılmış kişilikleriyle değil en basit ve ilkel edinimleri ile konuşmaları. sanırım daha iyi oldu

      Sil
    4. @10:20 bi şeyi de beğenin be ekşici abiler. aynı şeyi anlatıyoruz. basit ve yalın anlatınca mı ciddiye alınmamalı?

      Sil
    5. ben ne abiyim ne ekşici yalnız ordan bir notunu kırıyorum. ikincisi belli temellere dayandırılmayan düşünceler en kibarı geyik olmak üzere çeşitli hayvan edebiyatlarıyla isimlendiriliyorlar sıkıcı oluyor ya bilin mi

      Sil
    6. şuna sorayım size? hayatınızdaki her kavramı belli normlara göre mi değerlendiriyorsunuz? temel dayanakları olmayan tespitleri mantık çerçevesinde değerlendirmek sizin lügatınızda yok mu? reel hayatınızda da her konuşmanızı, fikrinizi temel dayanaklar sunarak mı taçlandırırsınız? o zaman iyiymiş. çok yalın bi konu kezban, apaçi muhabbeti. zaten belli başlı kıstaslarla neden-sonuç ilişkisini görmek zor değil. o yüzden kasmaya gerek yok. zira kezban üzerine tez yazmayacağımıza göre entelektüel bir dile ihtiyaç olmadığı kanısındayım.

      ayrıca şunu belirtmek isterim. insanları cehaletlerine terketmek sizin çizdiğiniz yoldan geçiyor. sizin gibi düşünenler yüzünden bu toplumun bir çoğu siyasetten anlamıyor mesela. ve bu yüzden koyun olmaya mahkum kalıyor. bu ufak bi örnekti, çoğaltılabilir. anlaşılır olmak ben ağır entelektüelim mesajı vermekten daha samimi. siz de onu bildiniz mi?

      Sil
    7. sarkastizm ne lan?

      benim kastım şuydu orada, "aptal kezban" vs "salak apaçi" arasında geçen yorumlardan bir öğretmenin neden böyle davrandığı, bunun neden ötürü olmuş olabileceği konuşulmaya başlanmış. bence muazzam bir ilerleme.

      burası belki de sosyoloji, psikoloji konuşmak için en güzel yer, zira tamamen örnekler üzerinde çalışılıyor. illa teknik terimlere gerek yok, basit bir şekilde de tespit yapılabilinir, ki ben öylesini tercih ederim. Felsefe kitaplarının insanın düşünmesini kısıtladığını düşünen bir insan olarak, aynı şeyin burada da işleyeceğini düşünüyorum. ama velev ki teknik terimler geçti, otur araştır. hem kezban birşey okumasın, bilmesin diye eleştir hem de sen aynısını yap. öyle olmaz bu işler.

      Sil
  23. @10:20 Sana buradaki bir abimizin kezban'lar hakkındaki yorumunu kopyalıyorum. Senin yorumuna cevabımı sağ olsun o yazmış.

    "noktalama işaretlerini doğru yerde kullanamayan, yazım kurallarını bilmeyen birisini hiçbir yerde ciddiye almazlar özensiz ve ciddi olmadığı için."

    Gerçi kendisi de anlatım bozukluğu yapmış ama olsun, onun niyetini biliyorum ben :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende her sözünü gülücükle mühürleyen birini ciddiye almıyorum burası en nihayetinde bir blogun yorum kısmı uslubumu ona göre kullanırım esas olan da budur doğru yerde doğru uslup ayrıca aynı zamanda master tezi yazıyorum canım enerjimi daha çok ona kullanıyorum takdir edersin ki öptüm

      Sil
    2. bak tekrar okudum övmüşüm medeni filan demişim sana !! büyük hata etmişim sen bence hakkaten kezbansın kızım böyle başkalarının cevaplarını copy+pasteleyerek nazire yapmak o gülücükler, yazılanları anlamayınca bi çirkeflik evet evet sen hakkaten kezbansın, bu sana son cevabım kezban, bu yanıtın ismi 'kezban'a veda' olsun

      Sil
    3. Gülücük iyidir ya, buradakiler pek sevmedi ama :D.

      "bak ciddi konuşma şöyle olur"

      Sen yazdığın yorumun ciddi olduğunu iddia ettin, buna istinaden buradaki bir abimizin yorumunu kopyaladım sana.

      Ben yazdığım yorumun ciddi olduğunu iddia etmemiş olduğum için beni ciddiye alıp almamanın bir önemi yok.

      Kolay gelsin.

      Sil
    4. Beni övüp övmemenin bir önemi yok. Aklınca kapitalizmden vs dem vuran arkadaşların yazılarıyla alay ettin. Ben de sana buradaki bir arkadaşın bir yorumunu kopyaladım. Kendim direkt deyince genelde kulp takıyor bazı Kamil'ler.

      Bir haltı beğenemeyip de iğrenç bir Türkçeyle doğrusu budur yazan adam Kamil değil, çirkef değil ama ben Kezban'ım. He canım. Hadi kolay gelsin.

      Sil
    5. Adam laflai agzima tikti, diyecek biseyim yok bari noktalamalardan vurayim. Klasik bir tirtosun kusura bakma.

      Sil
    6. @00:19 Noktalamalardan vurmadım, rezalet Türkçesinden vurdum. Aklı sıra milletin yazısını beğenmeyip de alın budur süperi diye sunduğu yazının rezalet olduğunu gösterdim, g*t oldu, gitti :D. Bir de ezik ezik "ama sana kötü bir şey dememiştim, pis adi :(" diye zırladı. Hadi sen de çok ağlama. Muhtemelen sen osun ya neyse.

      Sil
    7. yahu kardeşim nedir bu tantana yaa... buraya iki gülelim diye geliyoruz.

      Kavga etmeden dövüşün tamam mı... bacaklarınızı kırarım... hee..

      Sil
  24. ya bu insanlar da biliyorlar sırf maddiyat istediklerini, o yüzden "yalan söylemesin" yazıyorlar. en azından dürüst diye kendilerini avutacaklar. o kadar.

    YanıtlaSil
  25. allahını seven bu sitenin adresini söylesin yahu sinirden deli olacağım..

    YanıtlaSil
  26. Etrafta bu kadar AM SALAĞI olursa, bu tür durumlara şaşırmamak gerek..

    Geçen bir gazetede okudum..Bir transexual öldürülmüş..Herifin 10 milyon dolar mal varlığı çıkmış..Günde 3,000 lira kazanıyormuş..

    Suratını da görseniz eşşek suratı gibi..Bildiğin kazma erkek suratına peruk ve makyaj ilave edilmiş..

    Böyle bir ucube için bile sıraya giren erkekler, kadınlar için ne yapmaz ?

    En boktan kadın bile bu ülkede Adriana Lima havalarında zaten..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. katılıyorum. bu kızlar sonuçta çirkin bile değiller. normal kızlar. kazulet gibi adamlara o paraları dökenler bu kızlara ne yapmaz

      Sil
  27. Böyleleri öğretmen oluyorsa milletin cahilliğine şaşmamalı,daha kendini eğitememiş yazık ya...

    YanıtlaSil
  28. "bazen" kitap okuyan bir öğretmen.Çocuklarımızı bunun gibiler mi yetiştirecek? Öğretmen olmak için üniversitede eğitim fakültesi kazanmak yeterli olmamalı.

    YanıtlaSil
  29. Blog sahibi arkadaş yazımı silmiş,online çalışan kızları fahişelere benzetmeme bozulmuş olmalı,kendisi de heralde online çalışıyor kızlara,sonra bi tarafları kalkınca da kezban,kezban he!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben veya başkası silmiş olabilir, ağır küfür etmek bizlere yakışmaz değil mi?

      Sil
  30. lan admin ne öğretmeni oğlum gördüğün gibi bunlar servet avcısı düşmüşler oraya hollandadaki red street hesabı bekliyorlar öğretmenin ne işi var lan saf mısınız olum.öğretmen orada olsa kan alırlar adamdan nasıl alacaklarını çözdün sanırım

    YanıtlaSil
  31. Ben ağır küfür falan etmedim,sadece burada nereyse kendilerini satılığım demeye getiren kadınları fahişelere benzettim,bunu yaparkende gerçek fahişeleri yani sex işçilerine hakaret etmiş olduğumu düşündüğümü söylemiştim.Yani bu benzetmemden dolayı, yazdıklarım sex işçilerine hakaret ettiğim için silindiyse eyvallah diyorum.

    YanıtlaSil